Düşünüyorum Öyleyse Özgürüm!
Özgürlük adı gibi uçsuz bucaksız, başı sonu olmayan bir yolculuk. Özgürlüğü tanımlamak belki zor ama özgürlüksüzlüğü tanımlamak kolay… Bu dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren özgürlüğümüz çalınmıştır bir kere bizden. Özgür ruhumuz bir bedene hapsolmuştur artık. O andan itibaren göz alıcı yansıtmalara maruz kalırız. Doğduğumuz dünya öylesine tacizkar, öylesine dayatmacı ve öylesine baskıcıdır ki, üzerimize sorgusuz sualsiz giydiriverir kendi bildiklerini… Ailemizin, çevremizin bizimle ilgili hayalleri, idealleri, ileride ne olacağımıza dair beklentileri, umutları, bizimle ilgili bakış açıları ve bizim için hazır ettikleri bir kimlikleri vardır. Doğduğumuz andan itibaren öylesine yoğun bir yansıtma altında kalırız ki, büyüdüğümüzde artık kendimizi bu yansıtmalardan dikilmiş kalın bir giysinin içinde buluveririz. Özgürlük ise artık içerilerde bir yerlerde kendini korumaya almıştır sessizce… Üstümüze dikilen giysiler çeşit çeşit, rengârenktir. Kariyer, aile, evlil...