Kadınlar günüymüş bugün: Onsuz zaten hayat yok!
Bugün dünya kadınlar günüymüş. Bugün kadın olmayı, kadınlığı, dişiliği yüceltiyoruz. Oysa ki, kadın olmak zaten her gün kutlanası bir hal değil mi? Hava, toprak, su, ateş gibi. Çivisi çıkmış dünya düzeninin içinde kadınlığı bir türlü nereye yerleştireceğini idrak edememiş erkek egemen dünya bilincine, yaratımın yeri doldurulamaz parçası olan kadının yerini hatırlatmak için böyle bir gün uyduruyoruz. Güller, çiçekler, mesajlar gönderiyoruz. ‘Bak bu dünyada kadınlar da var’ diye bir hatırlatma yapıyoruz. Aslında ne komik, onsuz zaten hayat yok, varlık yok, nefes yok. Kadın doğdum kadın olarak öleceğim. Tekrar dünyaya gelsem, sorsalar ne olmak istersin diye yine ‘kadın’ derim. Kadın olmanın değerini, özelliğini, ayrıcalığını kırklı yaşlarıma geldiğimde anladım ancak. Neden mi bu kadar geç? Çünkü, bu bozuk düzen bana bile unutturmuştu kadın olduğumu. Kırk yaşıma kadar ben de bu dünyada bir yer edinmenin yolunun erkek gibi yaşamaktan geçtiğin...