Posts

Dünya

Image
Geçtim en arka sıraya bir film izliyorum, adı Dünya Filmde iki bacağı, iki kolu, gövdesi, başı olan yaratıklar var, adı insanmış O insanların yüzleri var her birinin bir değil, iki, üç,.…adı insanlıkmış O insanların yürüdükleri bir yolları var topraktan, adı yaşammış O insanların kalpleri var soğuktan, adı sevgiymiş O insanların tutkuları var ateşten, adı aşkmış O insanların hırsları var çıkardan, adı paraymış O insanların telaşları var sonsuz, adı zamanmış Filmin sonunda o insanların uzandıkları bir yerleri var taştan, adı mezarmış... Melisa Gülsün Özmen

Sen Gideli

Image
İnsanlık numunesi, vatanseverliğin hakikati Nazım; Sen gideli 54 yıl olmuş, merak etme gittiğinden beri hiç bir şey kaçırmadın bu dünyada. Her şey bıraktığın gibi duruyor. Sana zulüm eden kafalar hala bizi gütmeye devam ediyorlar, hakiki vatanseverler hala vatan haini, vatan hainleri vatanseverler, yaşamak hala ciddi bir iş değil birçokları için, bizler hala ağaçlar gibi tek ve hür olup aynı zamanda da orman gibi kardeşcesine yaşamayı öğrenemedik, hala herkes yanmaktan korktuğu için karanlıklardan çıkamadık aydınlığa ve hala yürekli kadınların başları yüreksiz adamların omuzlarına ağır gelmekte... Yani anlayacağın her şey aynı.  Rahat uyu, sen işini yapmışsın insanlık anlamamış... Melisa Gülsün Özmen

Hakikatin Tokadını Yemiş Türkiye Cumhuriyeti

Image
İnsan egosu en çok da var olduğunu bildiği hakikatleri inkar etme eğilimindedir. Ruhumuzun aslında üstüne bastıra bastıra vurguladığı hakikatleri görmezlikten, bilmezlikten gelmek egomuzun var olma biçimidir. Ego, ancak bu şekilde başkalarının gözünde kabul göreceğini, yalnız kalmayacağını, düşüncelerinin onaylanıp alkışlanacağını düşünür. Bu yüzden, hepimiz kendimize aslında kendimizin dahi inanmadığı tatlı yalanlar söylemekte çok ustayızdır. Bu yalanlara inanmayan, hakikati yüzümüze vuran insanlar ise çoğunluk tarafından dışlanmaya, ‘anormal’, ‘uyumsuz’, ‘aklını kaçırmış’ gibi damgalar yemeye mahkumdurlar. Bu damgaları yiyen insanlar genelde hakikatle barışlarını yapmış, egolarını kendilerine esir etmiş insanlar oldukları için bu tip damgaları yemeye aldırış etmezler. Hakikat denizinde yüzmek onları öylesine serinletir ki, bu yenen damgalar kumsalda güneşlenirken üstlerine yapışmış birkaç kum tanesi kadar değer taşır. Suya girer girmez akar gider bu kum taneleri… Türkiye Cumhu...

Kadınlar günüymüş bugün: Onsuz zaten hayat yok!

Image
Bugün dünya kadınlar günüymüş. Bugün kadın olmayı, kadınlığı, dişiliği yüceltiyoruz.  Oysa ki,  kadın olmak zaten her gün kutlanası bir hal değil mi? Hava, toprak, su, ateş gibi. Çivisi çıkmış dünya düzeninin içinde kadınlığı bir türlü nereye yerleştireceğini idrak edememiş erkek egemen dünya bilincine, yaratımın yeri doldurulamaz parçası olan kadının yerini hatırlatmak için böyle bir gün uyduruyoruz. Güller, çiçekler, mesajlar gönderiyoruz. ‘Bak bu dünyada kadınlar da var’ diye bir hatırlatma yapıyoruz. Aslında ne komik, onsuz zaten hayat yok, varlık yok, nefes yok.   Kadın doğdum kadın olarak öleceğim.  Tekrar dünyaya gelsem,   sorsalar ne olmak istersin diye yine ‘kadın’ derim. Kadın olmanın değerini, özelliğini, ayrıcalığını kırklı yaşlarıma geldiğimde anladım ancak. Neden mi bu kadar geç? Çünkü, bu bozuk düzen bana bile unutturmuştu kadın olduğumu. Kırk   yaşıma kadar ben de bu dünyada bir yer edinmenin yolunun erkek gibi yaşamaktan geçtiğin...

‘Güçlü Türkiye’ Masalı

Image
Memlekette bir ‘Güçlü Türkiye’ masalıdır almış başını gidiyor. Asrın liderimiz, henüz başbakan iken, 2013 yılında CNN Türk’te katılmış olduğu bir programda ‘Güçlü Türkiye’ diye bir masal anlatıyordu. Kendisi 2023 yılında başbakan olsaymış ‘Güçlü Türkiye’ olmak için eyalet sistemini önerecekmiş. Eyalet sisteminden korkmamalıymış Türkiye, bu sistemi cumhuriyete tehdit olarak algılayanlar tarih bilmiyorlarmış, cehaletlerinden böyle hislere kapılıyorlarmış,  dünyadaki federal devletlere bakarsak, hepsinin ne kadar güçlü olduğunu görürmüşüz, Osmanlı’da da varmış zaten bu sistem, Osmanlı’da Lazistan varmıııışşş, Kürdistan varmıııışşş.  Öyle tatlı anlatıyordu ki uyuyakalmışım… Sonra uyandım, bir de baktım asrın liderimiz, cumhurbaşkanı olmuş. O da yetmemiş, yine anlatıyor. Türkiye, başkanlık sistemine geçseymiş, kendisi başkan olsaymış,  ‘Güçlü Türkiye’ olurmuşuz, parlamenter sistemde koalisyonlar varmııııışşşş, çift başlılık varmıııışşşş… Uyumuşum yi...

En Güzel Şiir Matematiktir

Image
''En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye dek “iki kere iki dört eder” den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım’’. ( Aziz Nesin) Her zaman rakamların gizli gücüne inanmışımdır. Rakamlar size her zaman gerçeği anlatır, lafı dolandırmaz, süslemez püslemez, kafa karışıklığı yapmaz. 2x2=4 dür ve bunun tartışması olmaz. Ne demek istediğini açık ve net bir dille anlatır, rakamları iyi okuyup yorumlayabilen insanlar her türlü sorunun çözümünü bulabilirler. Türkiye’de 1 Kasım 2015 tarihli son genel seçimlerde yurtdışı dahil 56.949.009 toplam seçmen içerisinde 8.411.314 kişi oy kullanmamıştır ki, bu rakam neredeyse toplam seçmen içerisinde %15’e tekabül etmektedir. Kullanılmayan oylarla birlikte meclis dışındaki partilere ya da bağımsızlara oy verenlerin toplam sayısı ise 9.289.608 dir.  AKP’ye oy verenlerin sayısı ise 23.681.926 dır ki, bu da toplam seçmen içerisinde %41’e tekabül etmektedir. Yani, milletimizin %59’u aslında AKP yönetiminden yana s...

Çakıl Taşı

Image
Hepimiz bu sıradan yaşamda akabilmek için bir şeyler yaparız. Okuruz, evleniriz, çocuk yaparız, kariyer yaparız, para, mal, mülk yaparız... Bütün derdimiz, akan yaşamın akışıyla akıp gidebilmektir. Korkarız bu akışa dahil olamamaktan, görülmemekten, fark edilmemekten, suyun dibinde bir çakıl taşı olup kalmaktan, unutulmaktan...  Bırakmalı, yaşam akıp gitmeli, suyun dibinde çöküp kalan bir çakıl taşı olmalı bazen. Yaşam, akıp geçmeli üstümüzden gürül gürül. Bunu yapabildiğimizde fark ederiz yaşamın   sıradanlığını. Fark ederiz o zaman ne yaptığımızın değil, ne olduğumuzun bir değeri olduğunu. Ne olursak olalım değerli olduğumuzu. Kimse çakıl taşına ''sen niye taş gibi duruyorsun suyun dibinde?''diye sormaz. Sormaz çünkü o taş olduğunun bilincindedir ve tam olarak olması gereken yerdedir, ta ki su onu yerinden edip, olduğu yerden kaydırınca ya kadar... ve o zaman, suyun kaydırmasıyla  gerçekten akıştadır taş, suyun peşinden giderken değil.  Ne yaparsak yapalım bu ...