ABD'deki Türklerin Başarısı
Uzun yıllardır süren gözlem ve araştırmalar sonucunda, Event
Horizon Teleskopu Samanyolu Galaksimizde yıllardır bir gizem olan çok büyük bir
karadeliğin ilk fotoğrafını çekti. Bugün sabah itibariyle tüm bilim dünyası ve
basında duyurusu yapılan ve fotoğrafı yayınlanan karadeliğe Sagitarrius A* adı
verilmiş. (Türkçede astrolojik zodyaktaki
burçlardan birisi olan Yay burcu diye bildiğimiz burcun ismi. Sonundaki, A yıldız diye okunuyor)
Karadeliğin Arizona Üniversitesindeki araştırma grubunda yer alan Türk bilim kadını Prof. Feryal Özel şöyle söyledi, ‘’Bu görseli yakalamak ve bulduğumuzu onaylamak yıllarımızı aldı ama sonunda başardık.’’
Amerika’da Türkler yalnızca bilimde değil, her alanda ön plana
çıkmayı ve Türk ismini başarılarıyla duyurmayı başarıyorlar. Aziz Sancar nobel
ödülü almış bir Türk olarak bilim dünyasına Türk adını yazdırdı. Mehmet Öz de
Amerika’da tıp doktorluğunda başarısını ispatladıktan sonra, son günlerde
Cumhuriyetçi partiden senator adayı olarak siyasette kendini ispatlama
çabası içerisinde. Şu anda aklıma gelmeyen daha birçok isim de mevcuttur.
Peki, nedir Amerika’daki Türklerin başarısının altında yatan sır?
Türkler çok zeki ve üstün bir ırk olduğu için değil tabii ki. Amerika’nın
dünyadaki başarısının tamamen dışarıdan Amerika’ya gelen beyin göçüne bağlı olmasındandır.
Bilgi teknolojileri alanında da Hintliler ve Asyalılar çok başarılılar örneğin.
Her ne kadar bazıları Amerika’da doğmuş olsalar dahi bir veya iki kuşak öncesinden
aileleri Amerika’ya göçmüş insanların çocukları bu başarılı kişiler. ABD daima dışarıdan beyin göçüne muhtaç bir ülke ve dışarıdan gelen göçmenleri zor testlere tabi tutarak başarılarını ispatlamalarını baştan şart koşuyor. Örneğin Amerika’da yabancı yatırımcı olarak
dışarıdan gelip, ticaret yapacaksanız, gelmeden önce maddi gücünüzü
ispatlamanız gerekiyor. Yüksek öğrenim için gelecekseniz, Amerika’da ortalama okullardan
mezun olan ortalama bir Amerika’lının geçebilmesinin neredeyse imkansız olduğu
bazı ön bilgi testlerine tabi olacaksınız. Zanaatkar olacaksanız kendinizi
ispatlamak için ortalama bir Amerikalıdan daha üstün yeteneklere sahip olmanız ve
işinizi yapabilmek için yine bazı testleri geçip, ilgili resmi sertifikaları
almanız gerekecek. Eğer kaçak olarak çalışmıyorsanız, her ne iş yaparsanız
devletin koyduğu bazı yasal kriterleri yerine getirmeniz gereklidir. Yani, hangi alan olursa olsun zaten Amerika’da
başarınızı ispatlamaya başlamadan önce
Amerika’nın standartlarında kendinizi ispatlamış olmanız gerekiyor. ABD
göçmenlerin beyin ve yetenek gücüyle yükselmiş bir ülke olduğunu gayet iyi
bildiği için, işini hakkıyla yapan, ABD devletine herhangi bir ihanette
bulunmayan, din, dil, ırk ayrımcılığı yapmayan herkese eşit derecede fırsatlarını
sunar ve bireyin kendini ispatlaması
için kapılarını açar. Amerikan halkı da göçmenlerin başarılardan gocunup,
kıskançlık ve hasetlik yapmaz, aksine Amerikan toplumunun menfaatine başarı
göstermiş herkesi takdir ve teşvik ederler.
Bizim devlet ve toplum kültürümüzde başarıyı takdir etmekten çok,
hataları cezalandırmak ağır basar. Başarılı insanlar yalnızca devlet tarafından
değil, yakın çevreleri ve aileleri tarafından da acımasızca eleştirilir, kösteklenir
ve bunun sonucunda da demotive olmaları gayet doğal bir sonuçtur. Bireyselden çok komün toplum özelliklerimiz daha baskın olduğu için bireysel başarıdan ziyade grup başarısı daha çok takdir ve prim
toplar bizim toplumumuzda. Türkiye’de
ağzıyla kuş tutsa takdir göremeyen, devletten destek göremeyen, çevresinden ve
ailesinden dahi manevi destek ve takdir göremeyen, aileleri veya kendileri sonradan ABD’ye
göçen Türkler de çabalarının karşılığında bu takdiri, teşviği ve saygıyı
görünce zaten ABD’ye gelmeden önce ispatlamış oldukları başarılarını burada perçinleme
şansını bulabiliyorlar.
ABD’de başarılı olmanın sırrı ABD’de hayat güllük gülistanlık olduğu ya da başarıya ulaşmak çok kolay olduğu için değil, genel olarak devlet ve toplum kültürünün topluma katkısı olacak olan bireysel başarıyı takdir ve teşvik etme geleneğindendir. Takdir ve teşvik etmese dahi en azından kösteklememesindendir. Bireyin başarılı olma şansının olmadığı bir toplumun başarılı olmasını beklemek sulamadan topraktan ürün vermesini beklemekle eşdeğerdir.
Melisa Gülsün Özmen


Comments
Post a Comment